İçeriğe geç

Düşünmeden konuşmak ne denir ?

Düşünmeden Konuşmak Ne Denir?

Herkesin hayatında bir dönem, “düşünmeden konuşmak” fiilini gerçekleştirdiği, hatta belki de bunun üstüne bir de ‘haklıyım’ diye savunduğu anlar olmuştur. Bunu yaparken aklımızdan geçenler nedir? “Aman, ne olacak ki, ne de olsa herkesin fikri var.” Evet, doğru. Herkesin fikri var ama bazen o fikirleri dillendirmek, söylediklerimizin etrafında oluşan kırılmalar ve etkilerden hiç mi hiç haberdar olmadan konuşmak, işleri karıştırmak demek olabilir. Düşünmeden konuşmak, gerçekten ne demek ve neden bazen bu kadar eğlenceli, bazen de sinir bozucu olabilir? İşte size bu yazıda düşündürmek için birkaç madde.

Düşünmeden Konuşmanın Artıları: Biraz Özgürlük, Biraz Eğlence

İlk bakışta, “düşünmeden konuşmak” aslında bazı açılardan özgürlüğü simgeliyor gibi görünebilir. Evet, doğru. Kendi fikrinizi söylemek, dilinize hakim olmamak, doğrudan ve neşeyle dışa vurmak… Bazen bu tür hareketler oldukça rahatlatıcı olabilir. Özellikle sosyal medyada her an düşünmeden yazdığınız bir şeyin binlerce beğeni aldığına şahit oluyorsunuz. Hani bazen bir tweet atarsınız, ardından “Vay be, benden ne kadar zekice bir şey çıktı!” dersiniz. O an her şey güzeldir. Ama sonra, gece yatağınıza girip, telefonu elinize alıp o attığınız tweet’i tekrar okuduğunuzda “Bunu mu söyledim?” diyebilirsiniz. O zaman işler biraz değişiyor.

Düşünmeden konuşmak bazen bir tür cesaret de olabilir. Ne de olsa, bir şey söylersiniz ve bunun arkasında durmak zorundasınız. Bu cesaretin, bazen yanlış anlaşılmalar ve çatışmalar yarattığı doğru ama bazen de, işin içinde biraz risk almayı seven kişiler için özgürlük anlamına gelir. “Düşünmeden konuşmak” aslında insanın içindeki bastırılmış düşünceleri dışa vurması, belki de kendini ifade etme şeklidir. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken şey, söylediklerinizin uzun vadede ne tür etkiler yaratabileceği ve insanların nasıl tepkiler vereceğidir.

Düşünmeden Konuşmanın Eksileri: Sorumsuzluk ve İletişim Kazaları

Şimdi, gelin hepimizin en iyi bildiği kısmına geçelim: Düşünmeden konuşmanın zararları. Eğer bir anlık ruh haline kapılıp, hiç düşünmeden ve kendinizi frenlemeden bir şeyler söylüyorsanız, bu söylediklerinizin size geri dönme ihtimali çok yüksek. İnsanlar her zaman söylediklerinizi unutmazlar. Yani, o an ne kadar “doğru” hissettirse de, söylediklerinizin bir yerlerde kırıcı etkiler yaratması olasıdır. Özellikle toplumsal cinsiyet, din, ırk gibi hassas konularda yapılan düşüncesiz yorumlar, büyük sorunlara yol açabilir.

Ve evet, belki de hepimizin dilinden düşmeyen o söz: “Kötü niyetle söylemedim, yanlış anlaşıldı!” Yanlış anlaşılmalar, hatta iletişim kazaları… Ama bu sefer de insanın kafasında şu soru beliriyor: “Ben, aslında bunu niye söyledim?” Bu soruya bir cevap bulamadan, hem çevremizdeki insanları kırmak hem de kendimize karşı duruşumuzu sorgulamak, insanı oldukça rahatsız edebilir. Hani “Bunu yapmamam gerekirdi” dediğimiz anlar var ya, işte o anların çoğu, düşünmeden konuşmanın bir sonucudur.

Sosyal Medyada Düşünmeden Konuşmak

Bugün gelin, biraz da sosyal medya üzerinden bakalım. Hepimiz “gerçek zamanlı” etkileşimdeyiz. Bir konu gündemde, herkes fikrini belirtiyor. Ve bazen, o düşünceleri “anında” paylaşıyoruz. Ancak işin içinde sosyal medya olduğunda, yapılan hataların büyüklüğü katlanarak artabiliyor. Bir tweet, bir Facebook gönderisi, ya da bir Instagram story’si, saniyeler içinde viral hale gelebilir. Bu, bazen çok güzel ama bazen de felakete dönüşebilir. Özellikle ünlüler veya kamusal figürler, düşünmeden söyledikleri bir kelime yüzünden yıllarca konuşulabilirler.

Geçenlerde bir sosyal medya fenomeni, bir konu hakkında düşünmeden attığı tweet yüzünden büyük bir eleştiriyle karşılaştı. Tepkiler o kadar sertti ki, yanlış bir yorum yapmanın ne kadar kalıcı ve yıkıcı olabileceğini tekrar gözler önüne serdi. Bu kişi bir anda milyonlarca takipçisinin gözünde gözden düştü. “Hadi canım, o kadar büyütülmez!” diyenler de oldu, ama işin gerçek tarafı şu: Herkesin paylaşımlarınızdan etkilendiğini unutmamak lazım.

Düşünmeden Konuşmak: Ne Zaman Durmalı?

Bir de şu var: “Tamam, düşünmeden söyledim ama sonra da hemen pişman oldum.” Bu durumda yapılacak en iyi şey nedir? Belki de biraz geri adım atmak, söylediklerinize açıklık getirmek ve bazen de özür dilemek. Ama daha önemlisi, bu tarz konuşmaların bir alışkanlık haline gelmesini engellemek. Çünkü bir kez alıştığınızda, durdurmak çok zor olabiliyor. Peki, her zaman mı susmalıyız? Tabii ki hayır! Ancak, “düşünmeden konuşmak” ile “doğrudan ve samimi olmak” arasındaki farkı ayırt etmek de önemli. Durumunuzu ve çevrenizdeki insanları göz önünde bulundurmanız, her şeyin kontrolü altında olmasını sağlayacaktır.

Sonuç: Düşünmeden Konuşmak, Çift Yönlü Bir Yol

Düşünmeden konuşmak, hem avantajları hem de dezavantajları olan, aslında çoğu zaman içgüdüsel bir davranış biçimi. Bazen bu, özgürleşmenin bir yolu olabilir, bazen de işler tersine dönebilir. Kendinizi ifade etmekte bir sakınca yok, ancak ifade biçiminiz, karşınızdaki insanı ve çevreyi ne kadar etkileyecektir, buna dikkat etmek önemli. Sosyal medya sayesinde, her şey çok hızlı bir şekilde yayılıyor ve bu da demek oluyor ki, “düşünmeden konuşmak” kalıcı izler bırakabiliyor. O yüzden biraz düşünmek, bazen bir kaç saniye bile olsa, her şeyin seyrini değiştirebilir.

Peki, sizce düşünmeden konuşmak, tamamen yanlış mı? Yoksa bazen “doğal olmanın” yolu mudur? Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
tulipbetelexbett.net